2 Mayıs 2014 Cuma

Sir Lawrence Alma-Tadema (1836 – 1912) Klasik Akademik

Sir Lawrence Alma-Tadema ( 1836 Dronrijn - 1912 Wiesbaden )


Hollanda kökenli İngiliz ressam.

Sir Lawrence Alma-Tadema, (Haziran 8, 1836, Dronrijp, Hollanda.- Haziran 25, 1912 Wiesbaden, Almanya) 19. yüzyılın son dönemlerinde İngiltere’de en çok tanınan sanatçılarından biridir.

Dronrijp, Hollanda’da doğmuş, Belçika, Antwerp akademisinde eğitim görmüş olan sanatçı 1870 yılında İngiltere’ye yerleşmiş ve hayatının geri kalanını orada geçirmiştir. Klasik subjeler üzerine çalışan sanatçı lüks temalı ve Roma İmparatorluğunun çöküşü üzerine yaptığı resimler ile meşhur olmuştur. Bu anlatımlarda muhteşem mermer dokulu mekanların ya da arka fonda göz alıcı bir mavinin olduğu Akdeniz ve gökyüzü içerisinde bulunan dermansız figürler dikkati çeker.

Klasik eski uygarlıkları mükemmel bir teknik ressamlıkla ve betimlemeler ile işlemesi tüm dünyada hayranlık uyandırmıştır. Ölümünden sonra biraz itibar kaybetmiş olsada ondokuzuncu yüzyıl İngiliz Sanatı’ndaki önemi dolayısıyla son otuz yıl içerisinde eserleri yeniden gözden geçirilip değerlendirilmiştir.

Sir Lawrence Alma-Tadema, 8 Haziran 1836′da Laurens Tadema ismiyle dünyaya geldi. Kasaba noteri Pieter Jiltes Tadema’nın (1797 – 1840) önceki evliliğinden olan üç çocuğundan sonra altıncı çocuğudur. Tadema (anlamı – Ademin’in oğlu) Frizya dilinde bir aile soyadıdır. “ma” nın anlamı “oğlu” anlamındadır. Laurens ve Alma isimleri ise büyükbabası’ndan gelmektedir. Laurens daha sonraları ismini ingilizceye daha çok adapte edebilmek için Lawrence ismini kullanmaya başlar. Sergi kataloglarında ayrıca indexlemelerde “T” harfi yerine “A” harfinin önde olmasından ötürü Alma ismini de isim grubuna dahil eder. Aslında soyadını tire ile kendisi ayırmamıştır ancak bunu başkaları bu şekilde kullanmış ve bu o günden bugüne aynı şekilde kullanılarak süregelmiştir.

Laurens, babasını 4 yaşındayken kaybetti. Annesinin güzel sanatlar üzerine eğilimi olduğu için kardeşleri ile beraber evlerinde resim dersleri alması için özel hoca tuttu ve Laurens ilk çizimlerine bu şekilde başlamış oldu. Herkes Laurens’in avukat olmasını beklerken, 1851 senesinde yani onbeş yaşındayken sanatçı fiziksel ve akli dengeleri açısından önemli bir kırılma dönemi yaşadı. Kendisine verem teşhisi konuldu ve yaşaması için çok kısa bir süresi kaldığı söylendi. Bu şekilde ölümünü beklediği süre içerisinde çizimler ve resimler yapmasına olanak tanındı. Beklenmedik bir şekilde sağlığını geri kazanınca Laurence hayatının geri kalanında da resim yapma kararını almıştı. 1852 senesinde Egide Charles Gustacve Wappers atölyesinde Hollanda ve Flaman sanatının ilk dönemlerini incelediği Antwerp Royal Akademisine girdi. Akademideki dört senelik eğitimi boyunca Alma-Tadema birçok hatırı sayılır ödülün sahibi oldu.

1855 senesinde okulu bitirmeden hemen önce, uzmanlık alanı tarih ve tarihsel kostümler olan ressam profesör Louis (Lodewijk) Jan de Taeye’nin asistanı oldu. Her ne kadar Taeye çok seçkin bir ressam olarak tanınmasada Alma-Tadema kendisine saygı duymuş ve üç sene boyunca stüdyosunda asistanlık yapmıştır. De Taeye, onu kariyerinin ilk dönemlerinde kullandığı Merovin betimlemelerinin ilhamı olacak olan kitaplarla tanıştırmıştır. Daha sonra sanatçının gerçek manada tanınmasını da sağlayacak olan resimlerindeki titizlikle oluşturulmuş tarihsel betimlemelerin temelleri hep burada atılmıştır. Alma-Tadema, Taeye’nin atölyesini 1858 senesinde terk etmiş ve Belçika’nın en saygı duyulan atölyelerinden biri olan Baron Jan August Hendrik Leys atölyesinde çalışmaya başlamıştır. Onun önderliğinde Alma-Tadema ilk başyapıtını resmetmiştir. “Clovis’li Çocukların Eğitimi” (1861) Bu tablo Antwerp’de Sanatçılar Kongresi’nde sergilendiği senede eleştirmenler ve sanatçılar arasında büyük sansasyon yaratmıştır. Ayrıca resimde bir mermer işleme ustası olan ve aynı zamanda mermer detaylandırma konusunda eleştirmen olan Leys bitmiş resmin beklediğinden daha iyi olduğunu belirtmiştir. Alma-Tadema Leys’in eleştirlerini her zaman çok ciddiye almış ve dünyanın önde gelen mermer ve granit ressamlarından biri olmuştur.

 1860′lı yılların ortalarına kadar Merovin temalı resimler sanatçının resmettiği ana temalardandır. Bu resimlerde çok kuvvetli bir şekilde ressamın derin duyguları ve romantizmin ruhu hissedilir. Merovin temalı resimler uluslarası bir saygınlık kazanamayınca sanatçı daha popüler olan Mısır medeniyeti üzerine resimler yapmaya başlamıştır. Frank ve Mısır yaşamları üzerine Alma-Tadema çok fazla araştırmalar yapmış ve bu temalar üzerine çok fazla enerji harcamıştır. Sanatçı 1862 yılında Leys’in atölyesinden ayrılıp kendi atölyesini kurmuştur.

Musa'nın Bulunuşu, 137.5 x 213.4 cm, 1904


1863 senesinde annesini kaybeden sanatçı aynı sene Antwerp Belediye binasında Marie-Pauline Gressin ile hayatını birleştirmiştir. Eşi Pauline hakkında çok fazla şey bilinmemektedir. 1869 senesinde su çiçeği yüzünden hayatını kaybeden Pauline’in ölümü sonrasında Alma-Tadema hakkında hiçbirşey anlatmamıştır. Sadece sanatçının birkaç yağlıboya tablosunda ve üç tane portresinde görünmektedir. Çiftin üç çocuğu olmuş ve tek erkek çocukları da yine su çiçeği yüzünden 3 aylıkken yaşama gözlerini yummuştur.

Çift balayını Roma, Floransa, Pompei ve Nepal’de yapmış. Sanatçının İtalya’ya bu ilk ziyareti son derece etkili olmuş ve böylece sanatçı Antik Yunan ve Roma üzerine resimler yapmaya başlamıştır.
1864 senesinde Tadema ondokuzuncu yüzyılın en etkili sanat tacirlerinden biri olan Ernest Gambart ile tanışmıştır. Gambart, Alma-Tadema resimlerinden çok etkilenmiş. Kendisi için 24 tane resim sipariş etmiş ve 3 resmini de İngiltere’de sergilemiştir.

1869 senesinde Pauline’i kaybeden sanatçı üzüntüsünden dört ay hiç resim yapmamış ve daha sonra kendisinin teşhisi konulmayan birtakım sağlık problemleri olduğu için Gambart’ın tavsiyesi ile İngiltere’ye seyahat etmiştir. Burada yine bir ressam olan Ford Madox Brown’un evine davet edilmiş ve ikinci eşi henüz onyedi yaşında olan Laura Theresa Epps ile burada tanışmıştır.

1870 senesinde patlak veren Fransa-Prusya savaşını da bahane ederek ressam İngiltere’ye taşınmış ve bunun sanat kariyeri açısından daha iyi olacağını düşünmüştür. İngiltere’ye gider gitmez Laura’yı bularak kendisine resim dersleri vermeye başlamış ve bu derslerin bir tanesinde kendisine evlenme teklifi etmiştir. Laura’nın 18 yaşında olmasına karşın sanatçının 34 yaşında olması gelinin babası tarafından hoş karşılanmasa da kendilerini daha iyi tanımaları için biraz daha beklemeleri yönünde verilen uyarı-tavsiye sonrasında 1871 senesinde Haziran ayında dünya evine girmişlerdir. Böylece Laura, sanatçının kızları Anna ve Laurens’in üvey anneleri olmuş ve bu evlilik kalıcı ve sevgi dolu bir yuva haline dönüşmüştür. Çiftin hiç çocuğu olmamıştır.

İngiltere’ye gelişi sanatçının kariyerinde daha sonra önemli başarılara imza atmasına sebep olmuştur. Zamanının en ünlü ve en yüksek fiyata komisyonlandırılan ressamlarından biri olmuştur. Alma-Tadema 1871 senesine Pre-Rafael sanatçıları ile ilgilenmeye başlamış ve bu araştırmalarından sonra paletini renklendirmiş, tonlarını çeşitlendirmiş ve fırça işçiliğini aydınlatmıştır.

1872 senesinde sanatçı kendi orjinallerinin sahteler ile karışmaması için resimlerinde bir tanımlama sistemi geliştirmiş ve resimlerine imzasının altında numaralar vermeye başlamıştır. Önceki resimlerine de aynı sistemi uygulayan sanatçı 1851 senesinde yaptığı Portrait of My Sister (Kızkardeşimin Portresi) isimli eserine opus, I numarasını verirken ölümünden iki ay önce bitirip imzaladığı Preparations in the Coliseum, (Kolezyumda Hazırlık) isimli tablosuna opus CCCCVIII numarasını vermiştir.

1879 senesinde Alma – Tadema kendisine kişisel anlamda verilen en büyük ödülü kabul etmiş ve Akademisyen ünvanını kabul etmiştir. Hemen sonrasına Londra’da Grosvenor Galerisi’nde 185 eseri ile adına retrospektif bir sergi düzenlenmiştir.

Sanatçı her ne kadar antik Roma ve Yunan resimleri ile ünlü olmuş olsada çok sayıda suluboya çalışması, eskiz ve portre ve manzara çalışmaları da olmuştur.

Alma-Tadema dışa dönük, sıcakkanlı ama anlatıldığı kadarı ile bir çocuk afacanlığına sahip yapıda bir karakterdi. Çocukça şakaları, anlamsız ve ani parlamaları, öfkesinin had safhasında iken aniden gülebilmesi aktarılanlar arasındadır. Dikkatli, mükemmeliyetçi ancak obsesif ve bilgiçtir.

Ondokuzuncu yüzyılın en zengin ressamlarından biri olması sebebiyle de çok iyi bir işadamıdır. Sağlam bir duruşa sahip, eğlenciyi, kadınları, güzel şarabı ve partileri seven cüsseli bir centilmendir.
1899 senesinde İngiltere’de şövalyelik ünvanını alana sanatçı hayatı boyunca birçok ödüller almıştır. Antik bilgisi nedeni ile tiyatro dekorları yapmış, kıyafetler tasarlamış ve bunların yanı sıra bir çok illüstrasyona ayrıca Pompei, Mısır motiflerine de imza atmıştır. Bunların hepsinin yanı sıra sanatçının mobilya tasarımları da vardır. Bu tasarımların birçoğunu kendi tuvalleri üzerinde de kullanmıştır.

Alma-Tadema’nın tekstürleri muhteşemdir. Özellikle yansıtan objeler, bakır, gümüş, kalay, çiçekler ve mermer konusunda eşsiz ve mükemmeliyetçi bir fırçası vardır. Renk çeşitliliği ve renk kullanımı eski Alman ustalarına benzerlik gösterir. Bir eseri nihai haline getirmeden defalarca yeni baştan başlayıp, beğenmediklerini ise attığı söylenir. Resimlerinde görülen çiçeklerin solmasından ötürü Afrika’dan sürekli yeniden taze çiçekler sipariş ettiği bilinir. Eserleri o kadar mükemmeliyetçidir ki ansiklopedilerde ilgili medeniyetlerin başlıklarında görseller olarak kullanılmaktadır.

Bana Daha Fazla Soru Sorma, 80 x 115.6 cm, 1906


Hiç şüphesiz, Sir Lawrence Alma-Tadema Viktoryan dönemin en başarılı ressamlarından biridir. Ancak Viktoryan döneminin sonunda eserlerinin pazar değeri Gaugin, Picasso, Matisse gibi ressamların modern çalışmaları ve yeni düşünce akımları ile oldukça düşmüştür. Alma-Tadema son yıllarında Post-Emprosyenizm, Fovizm, Kübizm ve Futurism gibi yeni akımlara da şahitlik yapmış ancak bunların hiç birini desteklememiştir. Öğrencisi John Collier; “Alma-Tadema’nın sanatı, Matisse, Gauguin ve Picasso ile kıyaslanmamalıdır.” der.

Üzücü olan, yeni resim anlayışı ve akımları sanatçının son dönemlerinde daha önce £10.000′e satılan tablolarını £20′ alıcı buldurmuş ve Alma-Tadema’nın eserleri John Ruskin isimli bir sanat eleştirmeni tarafından “19. yüzyılın en kötü ressamı” olarak ilan edilmiştir. Ancak sanat tarihi sanatçının hakkını vermiş ve İngiliz Sanatı’nın en önemli ressamlarından biri olarak yerini almıştır.

Eserleri birçok antik konulu filme ilham olmuş ve film setlerinde görsel kaynak olarak kullanılmıştır. Ben Hur (1926), Cleopatra (1934), On Emir (1956) gibi.. Ayrıca 2005 senesinde gösterime giren Gladyatör filminin yaratıcıları da Alma-Tadema’nın resimlerini ana ilham kaynağı olarak kullanmıştır. Yine aynı şekilde 2005 senesinde gösterime giren Narnia Günlüklerindeki Cair Paravel şatosu iç dekorasyonu da Tadema resimlerinden esinlenerek yaratılmıştır.

1960′lı yılların sonlarında çeşitli müzayedelerden sanatçının eserlerini en çok toplayan Amerika’lı bir televiyizyon yapımcısı Allen Funt’tır. Bu yıllarda sanatçının eserleri çok da kıymetli değildi. Allen Funt muhasebecisi tarafından dolandırılınca 1973 senesinde bütün koleksiyonunu İngiltere Sotheby’s de açık arttırmaya çıkardı. Bu satışlarla Alma-Tadema’ya olan ilgiyi yeniden uyandırmış oldu. 1960 senesinde Newman Galeri sanatçının başyapıtlarından biri olan “Musa’nın Bulunuşu” isimli tablosunu önce satmaya çalışıp sonra elden çıkarmaya yeltendi. Nihayet o yıllarda £5250′ye alıcı bulan aynı tablo, Christie’s 1995 Mayıs New York müzayedesinde £1,75 milyon’a satıldı.

Sanatçı 76 yaşında, ülser tedavisi için kızı le birlikte gitmiş olduğu Wiesbaden, Almanya’da hayata gözlerini yumdu. Londra’da Aziz Paul katedrali yakınlarında bir mezarlığa gömüldü.

SIR LAWRENCE ALMA-TADEMA ESER ÖRNEKLERİ

Hiç yorum yok: